Günümüzde İnsanlar Neden Akıllı Telefonlarını Yeniliyorlar?
iPhone’un ilk çıktığı zamanları hatırlıyorum. Tatlı, şirin ve çağın ötesinde bir görünümü vardı. iPhone sahibi olmak bir marifet gibiydi. Satın almak zordu. Çoğumuz ise o sırada Nokia kullanıyorduk.

O dönemlerde benim bir Nokia 9300’ım vardı ve telefonumdan gurur duyuyordum. Laptopu andıran görünüşünün yanında devasa klavyesi, geniş ekranı ve iyi özellikleri vardı. Takvimime girip planlarımı yapıyor, mesajlaşma uygulamasından arkadaşlarıma mesaj atabiliyor ve en önemlisi internet tarayıcısı sayesinde web sitelerine bile girebiliyordum. Tabii ki internet bağlantısı bugünkü gibi jet hızında değildi, orası ayrı konu.

Yavaş yavaş Nokia dönemi kapanmaya başladı ve bir anda herkesin elinde Blackberry’leri görmeye başladık. Özellikle iş adamlarının kişisel tercihiydi bu telefonlar. Ben de nasibimi aldım tabii ki. İçinde istediğimiz her özellik vardı. Arayabiliyor, e-mail atabiliyor, kamerasıyla fotoğraf çekebiliyorduk. Klavyesi çok ergonomikti, bu sayede mesaj yazmak da bir o kadar rahattı. Blackberry’den de memnundum.

Ardından iPhone almaya karar verdiğim gün geldi çattı. Apple devriminin akıntısına ben de kapılmıştım. Bir anda kendimi Apple fanatiği olarak buldum.

iPhone almakla kalmadım, bilgisayarımı da iMac ile değiştirdim, sonra sırayla iPod, iPod Nano, iPod Shuffle, iPad, iPad Pro aldım. Kısacası Apple’ın tüm ürünleri almıştım. Bu durumdan çok mutluydum.

Ancak kısa bir süre sonra Steve Jobs yeni iPhone’u tanıttı. Yeni cihazın daha hızlı, daha iyi ve geliştirilmiş olduğunu söyledi. Ben de bunu almalıyım dedim. 2010 yılında yeni iPhone’umu aldım.

Bir sene sonra, yani 5 Ekim 2011 yılında Steve Jobs vefat etti. Apple bu durumdan etkilenip piyasaya tutunabilecek mi acaba diye merak ettim. Çünkü Apple’ı çok seviyordum ve bu soru kafamı kurcalıyordu.

Yeni Apple CEO’su Tim Cook 2012 yılında kafamdaki soru işaretlerini duyarcasına yeni iPhone tanıtımı ile karşımıza çıktı. Yeni iPhone daha iyiydi, daha hızlıydı ve daha çok özelliğe sahipti. Ben de satın almaya karar verdim.

2013 yılında Apple, yeni cihazı ile karşımıza bir kere daha çıktı. Yeni iPhone daha iyiydi, daha hızlıydı ve daha fazla özellik barındırıyordu. “İyi bari bunu da alayım, belki cidden çok gelişmiştir.” deyip satın aldım.

Sene oldu 2014, Apple yeni cihazı ile karşımıza yine çıktı. Yeni iPhone(lar) (O sene birden fazla model çıkmıştı, bunlar iPhone S ve iPhone C’idi.) daha hızlıydı, daha iyiydi ve içinde daha fazla özellik vardı. “Yine mi yahu?” diye iç geçirdim ama yine de satın aldım.

2015 yılına geldik ve yine Apple… Anladınız işte, yine aynı fasa fiso.

2016 yılında tekrar Apple daha iyi bir cihazla karşımıza çıktığını söyledi ve yine teknolojik açıdan bir tık ileri gittiklerini iddia etti.

Bunun yanında klasik 3.5mm jaklı kulaklıkları bırakıp yerine berbat, aşırı pahalı ve kimsenin beğenmediği Airpod’ları getirdiler.

Tam bu sırada düşüncelerim değişmeye başladım. Ne yapıyordum ben? Bu yeni akıllı telefon alma çılgınlığım daha ne kadar devam edecekti? Bir önceki cihazın eksiği neydi ki?

iPhone’uma baktım, iPhone 6S kullanıyordum. Gayet iyi çalışıyordu. Ciddi ciddi iPhone 7 almalı mıyım diye kendime sordum. iPhone 7 Plus falan, bunun sonu nerede bitecekti?

iPhone’uma tekrar baktım ve sonra şu soruyu sordum: iPhone’u ne için kullanıyorum?

1. Facebook, Youtube ve Instagram

2. Whatsapp, Skype, Facebook Messenger

3. Telefon aramaları ve SMS

4. Oyun

5. Takvim, Google Maps, Google Çeviri ve E-Posta

Başka herhangi bir şey için kullanıyor muydum? Hayır. Ve telefonum gayet mükemmel çalışıyordu. Herhangi bir sorunu yoktu. O zaman niye ben sürekli yeni telefon alıyordum? Amacım neydi?

Yüz tanımlayıcıya sahip bir cihaza mı ihtiyacım vardı? CIA ajanı falan mıydım ben? Parmak okuma sistemli cihaz falan çok mu işime yarayacaktı? Daha ne kadar geliştirilecekti bu iPhone?

Etrafıma şimdi bakıyorum, insanlar yeni Samsung, Apple, Sony ve diğer akıllı telefonların çıkması için sabırsızlanıyorlar.

Sorum şu… Bunun sonu ne zaman gelecek. 4MP kameralı bir telefonum olsaydı ne olurdu? İlla yüksek çözünürlüklü telefona ihtiyacım mı var? Resimler daha mı kaliteli olmalı? 16MP kamera ile ne yapacağız? 4HDX formatında video çekmeli miyiz illa?

Planlı ilerleme ve planlı geliştirmenin arasında kurumsal karlar ve satışlar arasında bir çizgi vardır. Sorun şu ki, biz neyin gerekli ve neyin gereksiz olduğunu karıştıracak kadar bu çizgiyi bulanıklaştırdık. Bu sayede şirketler ilerliyor ve biz de onların arkasından giden bir koyun sürüsüne dönüşüyoruz.

Gerçekten, kendinize bir sorun. Cidden bir üst model akıllı telefon almanıza gerek var mı? Yüz tanıma sistemine, 16MP kameraya, 4HD video çözünürlüğüne ve diğer özelliklere gerçekten ihtiyacınız var mı? Tüm bu gereksiz özellikler mutlaka olmak zorunda mı? Yoksa siz de sürüyü takip etmeye devam mı etmek istiyorsunuz?

İnsanların sosyal medyayı kullanarak yeni aldığı son model akıllı telefonları ile gösteriş yapmalarına aşırı uyuz oluyorum. Bu da yetmezmiş gibi Apple mağazalarının önünde ciddi ciddi kamp kurup, sabahlayan insanlar da var. Alt tarafı bir akıllı telefon ve şu yaptığınıza bir bakın.

Bir gün gelecek ve artık insanlar buna bir son verecekler ancak bunun ne zaman son bulacağını kestiremediğim için bu aptallığı izlemeye devam etmek zorundayım. Bu sırada Nokia, Apple, Samsung, LG, Huawei, HTC ve Sony gibi şirketler insanları kandırmaya devam edecekler ama bir gün onların da sonu gelecek ve tarihe karışacaklar. Artık insanların ağızlarında “Bir zamanlar … vardı.” cümlesinden başka yerde geçmeyecekler.

Artık şu saçmalığa bir son verin ve sürekli yeni model telefonlar almayı bırakın. Yeni bir şey yok bu cihazlarda. Daha iyi veya daha akıllı değil bu cihazlar. Bunun yerine kendi beyninizi geliştirmeye odaklanın. Kendi beyninize yatırım yapın.


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!

Facebook Yorumları